Uçaklı ... ANTAKYA'lı GÜNEYDOĞU ANADOLU
5 gün - 4 gece
Adana - Antakya - Gaziantep - Şanlıurfa - Adıyaman
Diyarbakır - Mardin
Hasankeyf - Göbeklitepe - Nemrud Dağı - Halfeti - Midyat
Beyaz Su - Dara Ören Yeri
Sun Express Havayolları ile ... İzmir - Adana ; Mardin - İzmir
| NO | Gidiş Tarihi | Dönüş Tarihi |
| 1- | 19 Nisan 2026 | 23 Nisan 2026 |
| 2- | 10 Mayıs 2026 | 14 Mayıs 2026 |
Sabah saat 04:30 da İzmir Adnan Menderes Havalimanında buluşuyoruz. Adana için , saat 06:40 da kalıkş yapacak olan Sun Express Havayollarına ait uçağımıza C.IN işlemlerimizi tamamladıktan sonra , uçağımıza biniyoruz. Saat 08:05 de Adana havalimanına iniş yapıyoruz ve bizi bekleyen aracımızla buluşup ciğer ve kebaptan oluşan kahvaltımızı yapmak için kahvaltı noktamıza hareket ediyoruz. Kahvaltımızı yapıp çaylarımızı da içtikden sonra Sabancı Cami , Taşköprü , Ulu Cami , gezip fotoğraf çekimlerimizi de yaptıkdan sonra İskenderun'a doğru hareket ediyoruz. Panoramik olarak göreceğimiz İskenderun dan Belen üzerinden Antakya'ya doğru devam ediyoruz. 2023 yılındaki Kahramanmaraş depreminden en çok etkilenen illerimizden biri olan Hatay hala daha yaralarını sarmaktadır. Bizde muhteşem Antakya da ayakta kalan eserleri gezmeye başlıyoruz. İlk durağımız St. Pierre Kilisesi . Antakya–Reyhanlı yolu üzerinde kente 2 km uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınındadır. Doğal bir mağara olup, eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St.Pierre; Antakya‘ ya M.S. 29-40 tarihleri arasında gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymaya çalışmıştır. İlk dini toplantının yapıldığı bu kilisede cemaat ilk kez Hıristiyan adını almış. Bu yüzden St. Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın ilk kilisesi olarak bilinir. Bu mağara M.S.XII-XIII. yüzyıllarda Haçlılar tarafından ön cephesine yapılan ilave inşaat ile gotik tarzda bir kilise şekline çevrilmiş Mağaranın tabanında tahrip olmuş bir şekilde M.S.4 ve 5. yüzyıllara ait mozaik kalıntısı vardır. Ayrıca bir altar, niş içinde mermer küçük St. Pierre’nin heykeli, kutsal sayılan su, saldırı esnasında cemaatin gizlice kaçmasına yarayan tünel bulunmaktadır. 1983 yılında Papa VI.Paul tarafından Hıristiyanlar için Haç yeri ilan edilmiştir. Her yıl 29 Haziran da Katolik Kilisesince burada bir ayin düzenlenir. Bizde burayı ziyeret edip rehberimizden tarihini dinledikten ve fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra Necmi Afsuroğlu Arkeoloji Müzesine doğru hareket ediyoruz. 2009 yılında, Antakya kent merkezinde yapılacak bir otel inşaatının kazıları sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntıların yerinde korunarak sergilenmesi amacıyla kurulmuş, 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilerek ziyarete açılmıştır. Günümüz Antakya kenti, Makedonya İmparatoru Büyük İskender’in komutanlarından 1. Selevkos tarafından, babası Antiochus şerefine, MÖ 300 yıllarında kurulmuştur. Ardından gelen Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorlukları boyunca Doğu Akdeniz’in önemli kentlerinden biri olmuştur. Müzede, kentin bu 2300 yıllık uzun yerleşim tarihine ait, kimi zaman üst üste binmiş, kimi zaman iç içe geçmiş arkeolojik katmanlarını ve bu katmanların kazıları sırasında ortaya çıkarılmış eserleri görme imkânı bulacağız. Hayranlıkla gezeceğimiz müze ziyaretimizden sonra , Uzun Çarşıya doğru hareket ediyoruz. Kendini tamamen toparlamakta olan çarşı esnafında yöresel ürünlerden oluşan alışverişlerimizi yapıp , meşhur Antakya yemeklerinden yedikten sonra , meşhur künefenin de tadına bakıp , Gaziantep'e doğru devam ediyoruz. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız 5* Ramada by Wyndham Gaziantep
Otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , aracımızla ayrılarak Gaziantep'i gezmeye başlıyoruz.İlk durağımız Şahin Bey Milli Mücadele Müzesi. Hayranlıkla gezeceğimiz müzemizin ardından restore edilmiş Şahinbey mahallesi sokaklarında yapacağımız yürüyüş sonrası Metanet katmere uğrayıp meşhur Antep katmerinin tadına bakıp Tahmis kahve de kahvelerimizi içtikden sonra Bakırcılar çarşısı , Almacı Pazarı gezilerimizi tamamlayıp kuru patlıcan-biber , antep fıstığı , bakır , baklava alışverişlerimizi de tamamlayıp Bey Mahallesine doğru devam ediyoruz. Zeugma Müzesine hareket ediyoruz. Zeugma Mozaik Müzesi . Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçisi ve arkeologların aynı zamanda tarih ve kültür meraklılarının göz bebeği Türkiye`yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir zenginliğe sahip. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzesini hayranlıkla gezikten sonra yönümüzü Halfeti`ye doğru çeviriyoruz .Halfeti Şanlıurfa`nın Fırat nehri kenarında bulunan şirin bir ilçesidir. Birecik barajının yapılmasından sonra evlerin çoğu suyun altında kalmıştır. Buna rağmen güzelliğinden hiç birşey kaybetmemiştir Halfeti. Dünya da siyah gülün nadir yetiştiği yerlerden de biridir. Burada alacağımız öğle yemeğimizde şaput balığı , haşhaşlı kebap veya diğer kebap çeşitlerinden oluşan yemeğimizi aldıktan sonra , yapacağımız keyifli tekne turumuzun ardından Şanlıurfa`ya doğru devam ediyoruz. konaklamamız otelimizde. Otelimiz 5* NEVALİ Otel.
Dileyen misafirlerimiz ile yemekli sıra gecesi ( extra ) için hareket ediyoruz ve yöresel bir sıra gecesi yaşayarak keyifli saatlerin ardından otelemize dönüyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltımızın ardından , Şanlıurfa merkeze iniyoruz. Balıklıgöl ile başlıyoruz turumuza .Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır...Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim`in doğduğu mağarada bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi`nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır... Balıklıgöl platosu dediğimiz alanı rehberimiz eşliğinde gezdikten sonra Urfa çarşılarında alacağımız serbest zamanda pul biber , isot , bulgur vs...alışverişlerimizi de yaptıkdan sonra , Göbeklitepe`ye doğru ilerliyoruz. İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, yerleşik tarih anlayışını ve bilgilerini değiştirip, dinler tarihini sorgulatacak, bir kısmımızın varlığından haberi dahi olmadığı bir arkeolojik çalışma 1995 yılından beri Urfa Göbeklitepe`de devam ediyor. İnşası Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere`de bulunan Stonehenge`den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski. Ayrıca yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır. İnşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor. Bizde şimdiye kadar ortaya çıkan kısmını görüp rehberimizden bilgi aldıktan sonra , başka bir gizeme doğru Nemrud Dağına doğru hareket ediyoruz. Adıyaman Kahta`ya doğru ilerliyoruz. Kahta da bizi bekleyen minibüslerimizle buluşarak ( ekstra ) Nemrut dağına doğru çıkmaya başlıyoruz. Nemrut Dağı, hem volkanik bir dağ, hem doğal anıt hem de insan eliyle yapılan bir tarihi eser olma özelliğini taşıyor. Bu yüzden 1987 senesinden beri UNESCO Dünya Mirası Listesi`nde. 2150 metre yüksekliğe sahip olan dağ, MÖ 1. yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından gizem dolu devasa heykellerle donatılmış. Heykeller nedeniyle "Tanrıların Dağı" diye de adlandırılan Nemrut`un pek çok noktasına bugün hala ulaşım sağlanamıyor. Tamamen insan eliyle yapılmış olan höyüklerde ve mezarlarda neler olabileceği konusu hala sır. Ancak, bu dağı ve dağdaki eserleri en ilginç yapan nokta, bugünün teknolojisiyle dahi ulaşılamayan bu eserlerin o zamanın teknolojisiyle oraya nasıl getirildiğinin bilinmemesi. Çok tanrılı dinlerin bir hayli yaygın olduğu bir dönemde yapılan bu heykeller, hem Pers İmparatorluğu`na hem de Yunan kültüründen izler taşıyor. Bu yüzden dağda tanrıları simgeleyen ve boyutu 10 metreye ulaşan dev heykeller yer alıyor. Aslında her bir heykel kralın aklındaki dinleri birleştirme vizyonunun ve bunu başarmak için gösterebileceği çabanın ne denli devasa olduğunu gözler önüne seriyor. Hayranlıkla izleyeceğimiz manzaranın ardından tekrar aracımızla buluşarak Diyarbakır'a doğru devam ediyoruz. Nissipi köprüsünün orada vereceğimiz molada çaylarımızı içip , köprünün de fotoğraflarını çektikten sonra akşam saatlerinde Diyarbakır'a giriş yapıyoruz ve direkt otelimize devam ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama 5* Nov Otel
Otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından Diyarbakır şehir turumuza başlıyoruz. Önemli bir kültür şehri olan Diyarbakır tarihi, yaşadığı dönemde büyük uygarlıkların kültürel ve ekonomik dağıtım merkezi olarak kabul edilmiştir. Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının en önemli kavşak noktalarının üzerinde bulunan Diyarbakır hem İslamiyet öncesi, hem de İslamiyet`ten sonraki dönemlerde kaybolmayarak günümüzde de özelliğini koruyan bir şehirdir. Ulu Cami, Hasan Paşa Hanı, Dört ayaklı minare, Cahit Sıtkı Tarancı Evini gezdikten sonra alacağımız akşam yemeği molamızın ardından , Mardin'e doğru devam ederken On Gözlü Köprü de kısa bir fotoğraf molası da verdikten sonra Batman üzerinden Hasankeyf'e ulaşıyoruz. Hasankeyf, Batman`a bağlı olan, iki yakasını Dicle`nin ayırdığı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi, 12.000 yıl öncesine kadar gitmektedir. 1981`de doğal koruma alanı ilan edilmiştir. Kuzeyden güneye gelip giden Dicle Nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir bölümünün nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişmiştir. Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle değiştirilerek şehir "Mağralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına gelen Arapça ve "Hısnı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür.Burada Hasankeyf'i panoramik olarak gördükten ve gereki bilgilerinin aktarılmasından sonra , kahvelerimizi de keyifle içip Midyat'a doğru devam ediyoruz. Midyat Sokaklarını, Konuk Evini gezip, parfüm - saat - gözlük - telkari gümüş - Süryani şarabı alışverişlerimizi de gerçekleştirdikdan sonra Süryani kültürü hakkında da bilgi toplayıp fotoğraf çekimlerimizi tamamlıyoruz. Süryani, kökeni Mezopotamya`nın en eski dönemlerine kadar dayanan bir halka verilen isimdir. Süryani olan kişilerin Hıristiyanlığı kabul etmeleri. Eski bir kültüre sahip oldukları için bu yapıyı paylaşmamışlar. Mezopotamya`nın Sami kökeninden gelen Süryaniler çeşitli bilgilere sahip bir topluluktur. Parfüm - Badem şekeri - gümüş - Süryani Şarabı alışverişlerimizi de burada yapıp akşam yemeği ve konaklama için otelimize geçiyoruz.
Otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası , Beyaz Su üzerinden Mardin'e doğru hareket ediyoruz. Beyaz Su da buz gibi suların yanında keyifli bir kahve molasının ardından , Dara Ören yerine geçiyoruz. Eski Mezopotamya`nın en önemli kentlerinden biri olan Dara, bugün küçük bir köy yerleşmesi haline gelmiş Büyük`le Pers İmparatoru Darius`un savaşa sahne olmuş bu antik yerleşim İran Hükümdarı ünlü "Darayuvaşi" tarafından ve çeşitli dönemlerde İranlarla birlikte yaşamak arasında el değiştirmiştir Kent, İskender 7 yüzyıl sonlarına doğru Emevilerin, daha sonra Abbasilerin, 15 yüzyılda da Türklerin sağlığına kavuştukları büyük taşlar ve bulunan sikkelerden Dara`nın büyük ve 008 yılından bu yana yapılan kazılarda ve zengin hazinelere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir medeniyetin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Dara kentinin büyük bir bölümü ise hala toprağın altındadır. İzmir'deki Efes Kenti'ne kadar paha biçilemez olarak tarif edilen Dara Ören Yeri, üç farklı dinin ortak noktasında buluştuğu devasa bir Nekropol'e de sahiptir. Mezopotamya`nın en önemli bilgilerinin biri olduğu düşünülüyordu Dara Ören Yeri, bugün Oğuz köyü ile iç geçmişini öğren. Hayranlık ve şaşkınlıkla köy evlerinin altında su sarnıçlarını, Nekropol kapanmasını gezdikten sonra, Mardin' e doğru devam ederken ilk molamız Dayrülzafaran Manastırı . Mardin Ovasına hakim bir noktada bulunan Süryani Manastırı üç kattan oluşur. Manastır 5`inci yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18`inci yüzyılda kavuşmuştur. Manastır, M.Ö. Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi. Burada Süryaniler hakkında bilgi aldıktan sonra da , Kasımiye Medresesine gidiyoruz. Günümüze kadar mükemmel yapısıyla ayakta kalabilen medresenin yapımına Artuklu Dönemi`nde başlanmış ve Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde 1457-1502 yıllarında tamamlanmıştır. İki katlı, kubbeli, tek ve açık avlulu bir medresedir. Mardin yapılarının en büyüklerindendir. Detaylıca gezip muhteşem fotoğraflarımızı çektikten sonra , Mardin merkeze giderek kendimizi Mardin sokaklarına bırakıyoruz. Mardin sokaklarında alacağımız serbest zamanda bol bol fotoğraf çekimlerimizi yapıp akşam yemeğimiz de aldıktan sonra Kızıltepe de bulunan Mardin Havalimanına hareket ediyoruz. Sun Express Havayollarının İzmir için saat 23:05'te kalkış yapacak uçağı için C.IN etkinlikleri yapıldıdan sonra İzmir için hareket ediyoruz. Saat 01:15'te İzmir Havalimına iniş yapacak olan uçağımızdan valizlerimizi alarak, bir daha ki KUŞADASI TOURS - Biz KAÇAR seyahatlerinde buluşmak üzere iyi kalmakla ayrılıyoruz.
Nemrut Dağı - Halfeti - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Hasankeyf
4 gün - 3 geceAdana - Gaziantep - Adıyaman - Diyarbakır - Mardin - Şanlıurfa
6 gün - 6 geceVanadokya - Akdamar Adası - Berçelan Yaylası - Çukurca Ermeni Evleri - Cizre
5 Gün - 4 GeceTuristik Doğu Ekspres ile seyahatimiz , KARS - ERZURUM arası 4 saatlik keyifli bir yolculuktur.
4 gün - 3 geceAdana - Halfeti - Nemrut Dağı - Harran - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Beyaz Su
5 gün - 4 geceKayseri - Sivas - Divriği - Kemaliye - Erzincan - Erzurum - Kars - Van - Tunceli - Elazığ - Malatya
9 gece - 8 günNemrut Dağı - Halfeti - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Hasankeyf
4 gün - 3 geceDoğu Ekspres Trenin de pulman koltukda Kars'dan Erzuruma muhteşem manzaralar eşliğinde yolculuk
3 gün - 2 geceZerzevan Kalesi - Mardin - Süryani Köyleri - Dara Ören Yeri - Beyaz Su - Midyat - Diyarbakır
Sun Expres Havayolları ile 3 gün - 2 geceGaziantep de 1 gece ve Adana da 1 gece konaklamalı
İzmir'den Direkt Sun Express Havayolları ile 3 gün - 2 gece