Masalsı Köy ve Kasabalarda Dolu Dolu 6 Gün 5 Gece
ALSACE COLMAR TURU
FRANSA & ALMANYA & İSVİÇRE
BÖLGENİN SEÇKİN 4* OTELLERİNDE KONAKLAMA
3 GÖZDE ÜLKENİN - MASALSI KÖYLERİ VE KASABALARI
ALP DAĞLARI GOLDEN PASS TREN TURU DAHİL !!
FRANKFURT - HEIDELBERG - BADEN BADEN - STRASBOURG - ST.ODILE MONASTERY - RIBEAUVILLE HAUT KOENIGSBOURG - RIQUEWIHR - COLMAR - MULHOUSE - GRUYERES - MONTRO - LOZAN - CENEVRE -ANNECY - ANNEMASSE - BERN - BASEL
| No | Gidiş Tarihi | Dönüş Tarihi | Gidiş Uçuş Bilgileri | Dönüş Uçuş Bilgileri |
| 1- | 08 Mart 2027 | 13 Mart 2027 | Adb-Frankfurt 11:40-13:10 | Basel-Adb 14:15-19:10 |
Sabah saat 08:40'da İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde rehberimizle buluşuyor, check-in ve bagaj işlemlerimizin ardından saat 11:40'da SunExpress Havayolları’na ait aktarmasız uçağımız ile İzmir-Frankfurt uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. Yerel saat ile 13:10'da Frankfurt Havalimanı’na varışımızın ardından bizi bekleyen aracımızda yerlerimizi alarak panoramik Frankfurt turumuzu gerçekleştirmek üzere şehir merkezine gidiyoruz. Römerberg Meydanı, 15. yüzyıldan kalma tarihi belediye binası Römer'i, Kutsal Roma İmparatorluğu döneminde imparatorların taç giydiği, 95 metre yüksekliğindeki görkemli kulesiyle şehre hâkim olan Frankfurt Katedrali'ni (Kaiserdom) Alman demokrasisinin beşiği olarak kabul edilen Aziz Paul Kilisesi'ni (Paulskirche) ve şehrin modern gökdelenleri ile tarihi dokusunu birleştiren Yeni Eski Şehir (Neue Altstadt) bölgesini, Main Nehri üzerindeki meşhur asma köprü Eiserner Steg (Demir Köprü) gibi yapıları rehberimizin anlatımları eşliğinde panoramik olarak gördükten sonra otelimize doğru hareket ediyoruz.Konaklama Frankfurt'taki otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından rehberimiz eşliğinde Heilderberg`e doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık bir saatlik yolculuğumuzun ardından , Almanyanın romantik şehri Heidelberg'e ulaşıyoruz. Heidelberg, bolca yıkım içeren tarihi, romantik atmosferi ve manzaraları ile dünyaca ün kazanmış bir şehirdir. Şehir; birçok yazar, düşünür ve bilim insanına ilham kaynağı olmasıyla da bilinmektedir. Bilimi geliştirdiğine inanılan göz alıcı manzaraların yanı sıra ülkenin ilk üniversitesi de kapılarını Heidelberg`de açmıştır. Heidelberg Üniversitesi hakkında birçok ilginç bilgi bulunmaktadır. Şehrin en dikkat çeken mekanlarından birisi olan Eski Köprü`nün güney ucunda bulunan bronz Maymun Heykeli de son derece gizemli bir yapıttır ve bu özelliğiyle son derece ilgi görmektedir. Heidelberg, birçok yönden dünyanın enlerine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan bazıları; dünyanın en büyük şarap fıçısının ve en eski insan kalıntısının şehirde bulunmasıdır. Heidelberg Kalesini (dışarıdan), tarihi Eski Köprü`yü ve Jesuitenkirche(Kilise)`yi gördükten sonra, 1,5 km uzunluğuyla ve merkez noktasında Herkül Heykeli ve Çeşmesiyle dillere destan dünyaca ünlü caddeleri geçerek turumuza devam ediyor ve Baden Baden`e hareket ediyoruz. Baden-Baden`in Almanya`daki en popüler tatil yeri olduğunu söylemek abartı olmayacak. Zengin tarih ve pitoresk doğanın yanı sıra şehir, balneolojik kompleksleriyle ünlüdür.İsminin minik bir hikayesi var. Avusturya`da bulunan Baden şehriyle karıştırılmaması için şehrin ismi sonradan Baden-Baden olarak değiştirilmiştir ve Avrupa`nın en meşhur kumarhanesi bu şehirde bulunmaktadır. Hatta Ünlü Rus yazar Dostoyevski`nin meşhur "Kumarbaz" isimli romanı bu şehirde geçmekte ve yazarın hayatından kesitleri de içermektedir. Sanatçılardan bahsetmişken Dostoyevski gibi Gogol ve Turgenyev gibi yazarlar, Schumann, Brahms, List, gibi önemli besteciler de hayatlarının bir kısmını bu güzel şehirde geçirmişlerdir. Ayrıca şehrin Filarmoni Orkestrası Almanya`nın en eski orkestrası olup, Avrupa`nın ikinci büyük opera ve konser salonu Festspielhaus da burada bulunmaktadır. Festsipelhaus, Rus Kilisesi, Faberge Müzesi, Kurhaus Casino görülecek yerler arasındadır. Daha sonra alacağımız serbest zamanda bol bol çekimlerimizi yaptıkdan sonra 1 saatlik keyifli bir yolculuğun ardından Fransa`nın nüfus bakımından 7. en kalabalık kenti Strasbourg'a varıyor ve Strasbourg şehir turumuza başlıyoruz. Ünlü Kleber Meydanı`ndan başlayacağımız gezimizde, Notre Dame Katedrali, Strasbourg`un en güzel semti Petite France (Küçük Fransa), Rohan Sarayı, Avrupa Parlamentosu, üstü kapalı köprü, Derici Semti, 1870-1918 yılları arasında inşa edilen Alman Semti, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Mahkemesi binaları göreceğimiz yerler arasındadır. Yemek yemek, kahve içmek veya alış-veriş için vereceğimiz serbest zamanın ardından otelimize geçiyoruz.Konaklama Strasbourg'daki otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Strasbourg'dan ayrılarak gizemli geçmişi ve mimari özellikleri ile dikkatleri üzerine toplayan, Vosges Dağlarının 764 metrelik tepe noktasında yer alan Mont Sainte-Odile'e doğru yola çıkıyoruz. Alsas'ın dini simgesi olarak kabul edilen bu yapıda; şapelleri, azizin hayatını anlatan vitray pencereleri ve eşsiz manzarayı görüyoruz ve Buradan ayrılarak Alsas bölgesinin masalsı köyleri ve kasabaları arasından geçerek Alsas'ın masalsı duraklarından biri olan Ribeauvillé'e ulaşıyoruz, şehrin tarihi dokusunu en iyi yansıtan, dükkân ve cafelerle çevrili Grand'Rue caddesini adımlayarak şehrin sembolü haline gelmiş Tour des Bouchers (Kasaplar Kulesi)'ni görüyoruz ve bir serbest zaman alıyoruz. Serbest zamanımızın ardından Alsas (Alsace) Şarap Yolu’nun merkezinde yer alan, 757 metre yükseklikte bir kartal yuvası misali heybetli duruşuyla Haut Königsbourg Şatosu’nu gezmeye gidiyoruz. 12. yüzyılda inşa edilen, pembemsi-kumlu yapısıyla yılda binlerce ziyaretçi ağırlayan ve Fransa'da en çok turist çeken tarihi yapılar arasında yer alan bu heybetli şatoyu da gördükten sonra Şarap Yolunun İncisi" Riquewihr'e hareket ediyoruz. Riquewihr'de gerçekleştireceğimiz yürüyüş turumuzda; Rue du Général de Gaulle boyunca ilerleyerek meşhur yarı ahşap evlerini, kentin savunma kulesi Tour du Dolder ve bir dönem hapishane olarak kullanılan Tour des Voleurs (Hırsızlar Kulesi) duraklarını rehberimizin bilgilendirmeleri eşliğinde görüyoruz.Buradan Eguisheim`e doğru hareket ediyoruz. Eguisheim köyü, ziyaretçilerine bir Orta Çağ filminde gibi hissettiriyor. Labirent şeklinde yapılmış sokakları, kendine has ahşap evleri ve şaraplarıyla ünlü olan Eguisheim, 2013 yılında Fransa`nın "En Güzel Köyü" seçilmiştir. Enerjisini dört mevsim korur Eguisheim. 2000 kişilik nüfusa sahip olan Eguisheim, geçimini şarap üretiminden sağlamaktadır. Her sokağında farklı bir sürpriz barındıran bu köy sarmal şekilde inşa edilmiştir. Köy sokakları üçgen çatılı, renkli ve ahşap kirişli evleriyle dikkat çekmektedir. Burada rehberimiz ile keyifli bir yürüyüş yapıp bol bol fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan ve serbest zamanımızı aldıktan sonra aracımız ile buluşarak Colmar`a doğru hareket ediyoruz.
Colmar; Fransa`nın Alsace bölgesinde yer almaktadır. Colmar; 1226 yılında bağımsız imparatorluk şehri ilan edilmiştir. 2. Dünya Savaşı`nın ardından kurtarılmış ve farklı iki kültüre dair izler de taşımaktadır. Almanya ve Fransa`ya dair pek çok farklı dokusu bulunan bu şehir; ziyaret eden herkesi Ortaçağ`a götüren bir büyüye sahiptir. Colmar, Alsas bölgesinin bir başkenti olmasıyla birlikte ziyaretçilerine eşsiz bir görsel şölen de sunmaktadır. Hem tarihi dokusunu kaybetmeyen hem de cıvıl cıvıl görünen bu masalsı şehir, Arnavut kaldırımlı sokakları ile de dikkat çekmektedir. Her binanın farklı renkleri, bir bütün olarak sokakları süslemektedir. Köprülerin birbirine bağlanması ve bu bağlantının ortaya çıkışındaki o uyum da bizi hayranlık içinde bırakacaktır. Burada serbest zamanda alacağımız öğle yemeğimizin ardından , Colmar sokaklarında keyifle gezip , Özgürlük Anıtı , Kafalar Evi (La Maison des Tetes), Pfister Evi (Maison Pfister), Unterlinden Müzesi, Bartholdi Müzesi ve Dominik Kilisesini görüp , fotoğraf çekimlerimizi tamamlıyoruz.Ardında geçeyi geçirmek üzere Mulhouse hareket ediyoruz.Konaklamamız Mulhouse'daki otelimizde.
Otelimizden ayrılmadan önce alacağımız kahvaltının ardından, yaklaşık 2 saat 30 dakika sürecek bir yolculukla ; ünlü gravyer peynirinden adını duymuş olduğumuz, İsviçre'nin en güzel kasabalarından biri olan Gruyères'e hareket ediyoruz. Varışımızın ardından, fütüristik dekoruyla ilginizi çekebilecek Giger Barı'da ziyaret edebileceğiniz, orta çağ karakteristik özelliğini yitirmemiş, rengarenk çiçeklerle bezenmiş evleri ve kalesiyle bizleri karşılayan Gruyères kasaba merkezinde bir serbest zaman veriyoruz. Gezinti ve alışveriş için vereceğimiz serbest zaman sonrasında, sosyal medyadan aşina olduğunuz Heidi'nin memleketi olan Alp dağlarında rüya gibi bir Tren yolculuğuna hazırlanıyoruz. İsviçre Alp eteklerinin unutulmaz manzaraları eşliğinde dünyaca ünlü Tren "Golden Pass" ile seyahatimize başlıyoruz. İsviçre Alplerinde Cenevre gölüne bakan ve 2.042 metre yüksekliğe sahip, ünlü Rochers de Naye dağı zirvelerine doğru nostaljik bir seyahat gerçekleştiriyoruz. Zirvede keyifli bir zaman geçirebileceğimiz dinlence merkezinde karın ve doğanın keyfini çıkarabileceğiz serbest zamanın ardından trenimizle varış noktasına geri dönerek, bizi bekleyen aracımızla Alp eteklerine kurulu ve şarap bağlarıyla meşhur Montrö'ye (Montreux) doğru hareket ediyoruz. Burada Hiçbir kuşatmayla alınamayan Chillion Şatosu, Taş evler ve Teras Üzüm Bağları'nı rehberimizin anlatımıyla gördükten sonra, kısa bir yolculukla Cenevre Gölü'nün (Leman Gölü) kıyısında konumlanmış Lozan'ı gezmeye gidiyoruz. Tarihimizdeki önemiyle aşina olduğumuz Uşi (Ouchy) ve Lozan Antlaşması'nın imzalandığı bina ve salonları rehberimizin anlatımlarıyla gezdikten sonra aracımıza geçerek otelimize geçiyoruz. Konaklama Cenevre’deki otelimizde
Fransa-İsviçre sınırında, Leman Gölü`nün güneybatı ucunda kurulu bir şehirdir Cenevre. Leman Gölü`nden Cenevre`nin içine ve Fransa`ya doğru Rhône ve Arve nehirleri uzanır,şehrin tarihi de nehirler gibi kültürlerin kesişimine, birlikte yazılmış bir hikâyeye işaret eder. İsviçre`nin en büyük ikinci şehri, İsviçre`ye has saatçilik, çakı imalatı gibi zanaatlerin de beşiğidir. Özellikle su götürmez kalitesiyle dünya çapında kabul görmüş saat üretimi, Cenevre`de gelişip büyüyen ve buradan dünyaya namını salmış bir zanaattir. Orta Çağ`dan itibaren önemli bir ticaret şehri olan Cenevre, 16. yüzyıl Avrupasını büyük ölçüde etkilemiş olan Reform hareketinin öncülerinden John Calvin`in etkisini yoğun olarak hissetmiştir. Hatta Calvin`in getirdiği bir yasakla İsviçre saatçiliği yeşermeye ve önü alınamaz bir ilerleme kaydetmeye başlamıştır.Katı Katolik Kiliselerine karşın öğretileriyle dikkatleri üzerine toplayan John Calvin`in de aralarında bulunduğu; William Farel, Theodore de Beze ve John Knox`un 5 metre yüksekliğinde heykel Anıtı, Romanesk - gotik mimari yapıya sahip St. Pierre Katedrali, Jardin Anglais (İngiliz Bahçesi), Çiçek Saati, The Old Town (eski şehir) ve fotoğraf molası vereceğimiz Kırık Sandalye Anıtı gezeceğimiz yerlerdir. Yürüyüş turumuza, Mont Blanc Köprüsü, Masion Tavel Evi, Arsenal savaş esirleri antlaşmasının yapıldığı Belediye Binası, Büyük Tiyatro, Cenevre Konservatuarı göreceğimiz yerler arasındadır. Gezimizin devamını panoramik olarak sürdürerek, BM Binası, CERN Laboratuarı, Uluslararası Kızıl Haç ve Kızılay Müzesi, Rhone Nehri`nin ortasında Bergues köprüsüyle kıyıya bağlanan Rousseau Adası görüyoruz. Cenevre`den ayrılaral Alplerin İncisi olan Annecy`e doğru hareket ediyoruz. Alplerin Venedik`i olarak adından söz ettiren, Fransa`nın mini mini bir şehri Annecy. Doğa ve tarihin buluştuğu, içinden ufaklı büyüklü kanallar binaların arasından geçerek Annecy`e hayat veren turkuaz rengindeki Annecy Gölü`ne bağlanıyor. Bir tarafta Alp dağları, bir tarafta etkileyici gölü ile masalsı bir yolculuk yaşatıyor. Yaşam şekli ve dokusuyla tam bir kasaba havasında. İsviçre sınırında olmasına rağmen Fransa`ya ait bir şehir olması Annecy`nin daha da harman bir mimari doku ve kültüre sahip olmasını sağlamış. Renkli evleri, butik dükkanları, sanat galerileri, turkuaz renkli buzulumsu gölü ve Venedik misali Kanalıyla adeta bir kartpostal güzelliği ile bizi büyüleyecek Annecy`de, Old Town`u (eski şehir merkezi) gezmeye başlıyoruz. Çoğunlukla bisiklet ve motosiklet kullanılan şehirde, rehberimizin anlatım ve yönlendirmeleriyle, rengarenk çiçekleriyle Thiou Köprüsü, hapishane olarak kullanılmış olan Le Palais de İll Şatosu, Pont des Amours (aşıklar köprüsü) ve sokak müzisyenleri ile bizi etkileyecek olan yürüyüş turumuzu sürdürüyoruz. Alacağımız serbest zamanda fotoğraflarımızı çekilip , kahvelerimizi içtikden sonra, rotamızı Cenevre'nin Fransa sınırı içerisinde kalan bölgesi Annemasse’a çeviriyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz gezimizde; şehrin kalbinde yer alan huzur dolu Parc Montessuit’yi, çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapan Villa du Parc’ı ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Église Saint-André (Aziz Andreas Kilisesi) gördükten sonra , Avrupa`nın ortasında yer alan ve dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan İsviçre`nin başkenti Bern şehrine doğru yola koyuluyoruz. Tarihi asırlar öncesine dayanan Bern İsviçre`nin 170 yıldan fazladır başkentidir.1191 yılında kurulan kentin başkent olmasının en önemli nedenlerinden birisi de İsviçre parlamentosu ve hükümet merkezinin Bern kentinde yer almasıdır. Resmi olarak İsviçre`nin federal yönetim sistemi nedeniyle başkenti olmasa da yönetim merkezlerinin Bern şehrinde yer alması nedeniyle günümüzde başkent olarak görülmektedir. İsviçre`nin dünyaya en çok sattığı ürünleri arasında yer alan İsviçre çikolatalarının büyük bir bölümü bu kentte üretilmektedir. Ayrıca birçok uluslararası kuruluş ve şirketin genel merkezlerinin Bern`de yer alması nedeniyle her yıl onlarca önemli kongre, toplantı ve fuar İsviçre`nin başkenti Bern`de düzenlenmektedir. İsviçre`nin başkenti Bern`de yaşayanların büyük bir bölümü Almanca konuşurken kentte az da olsa İtalyanca ve Fransızca da konuşulmaktadır. Özellikle kentin en önemli kültürel mirası olan ve UNESCO kültür mirası listesine giren Bern Old Town (Eski Şehir) İsviçre`nin en çok turist çeken konumları arasında yer alır. Berner Münster (Bern Katedrali), Bundeshaus Parlamento Binası, dünya miras listesine eklenmiş olan Saat kulesi(Zytglogge), Aare nehrinin üzerinden geçen ünlü Nydegg Köprüsü ile Tren istasyonu arasında bulunan, 6 km uzunluğa sahip ve üzerinde tarihi çeşmelerin, heykellerin bulunduğu Kemerli Yol görebileceğimiz yerler arasındadır.Bern turumuzu tamamladıktan sonra Basel'e hareket ediyor ve otelimize ulaşıyoruz.Konaklama Basel'deki otelimizde.
Basel nüfus bakımından İsviçre’nin 3. büyük şehri ve ülkenin 26 kantonundan Basel Stadt kantonunun başkentidir. Almanya & Fransa & İsviçre üçgeninde yer alan kent, aynı zamanda ülkenin en büyük liman kentidir. Müzeleri, mimarisi, festivalleri ve uluslararası üne sahip Basel Art ve Schmuckmesse gibi ticari fuarlara ev sahipliği yapması ile de adını duyurmaktadır. Burası aynı zamanda başarılı bir sergi ve kongre kenti olup,Orta Çağ boyunca yoğun bir ticaret merkezi de olmuştur. Tarih öncesinde Keltler tarafından işgal edilen şehir stratejik konumu nedeniyle Romalılar tarafından M.Ö 30 yılında askeri güçleri için merkez olarak kullanılmıştır. Fransa ve Almanya sınırında yer almaktadır.Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Hollandalı felsefeci Erasmus’un yaşadığı ve öldüğü şehirdir. Basel Üniversitesi 1460 yılında Rönesans döneminde kurulmuştur. O zamandan beri şehir İsviçre’nin gelişen iş ve ticaret merkezi olmaya devam etmektedir..Ana Meydan Marktplatz, 15. Yüzyılda ticari malların Fransa'dan girişi için kullanılan Basel Spalentor (Basel Kapısı), Basel Münster (Katedral), Paper Mill müzesi, Kannenfeld Parkı ve parlak kırmızı rengiyle diğer binalardan kolayca ayırt edilebilen Basel Rathaus( Belediye Binası) görebileceğimiz yerler arasındadır. Alacağımız serbest zamanda hem yemeğimizi alıp , hemde fotoğraf çekimlerimizi tamamladıktan sonra , Basel Havalimanına doğru hareket ediyoruz. 14:15 de İzmir için kalkış yapacak olan Sun Express Havayollarına ait uçağımıza C.IN işlemlerimizi yaptıkdan sonra , 19:10 de İzmir Havalimanına iniş yapıyoruz. Valizlerimizi aldıktan sonra , bir dahaki KUŞADASI TOURS seyahatinde buluşmak üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz
Kos Merkezde 4* ALEXANDRA Otelde 2 gece konaklama ve 2 gün Ada Turu DAHİL
3 gün - 2 geceVenedik - Bolonya - Roma - Nemi Gölü - Floransa - Sienna - Pisa - Portofino - Milano - Como Gölü
7 gün - 6 gece7 gece Bölgenin en iyi 4* ve 5* otellerinde Yarım Pansiyon konaklama
Sun Express ile Direkt Uçuş 8 gün - 7 geceAyvalık Transferi dahil ve Ekstra Tur Yok . 5* Mythical Coast Wellness Retrat Otel de 2 gece konaklama
3 gün - 2 geceUçan Manastırlar METEORA farkı ile Selanik - Kavala
3 gün - 2 geceEkstra Tur Yok ... Dubrovnik + Selanik + Sofya Turları DAHİL
9 gece - 8 günEksra Tur Yok ... Halstatt - Viyana - Budapeşte - Prag - Karlovy Vary - Dresden - Berlin
7 gün - 6 gece