Sonbahar ... Otobüslü GÜNEYDOĞU ANADOLU ( GAP )
Antakya - Tarsus - Adana - Gaziantep - Adıyaman - Diyarbakır
Mardin - Şanlıurfa
Halfeti - Nemrud Dağı - Hasankeyf - Harran - Göbeklitepe - Midyat
7 gün - 7 gece ( 5 gece otel konaklaması )
1 gece 5* Gaziantep Ramada by Wyndham konaklama
1 gece 5* Diyarbakır Nov Otel konaklama
1 gece 4* Mardin Park Dedeman Otel konaklama
1 gece 5* Şanlıurfa Nevali Otel konaklama
1 gece 4* Adana Şenbayrak City Otelde konaklama
| NO | Çıkış Tarihi | Dönüş Tarihi |
| 1- | 12 Eylül 2026 | 18 Eylül 2026 |
| 2- | 19 Eylül 2026 | 25 Eylül 2026 |
| 3- | 26 Eylül 2026 | 02 Ekim 2026 |
| 4- | 03 Ekim 2026 | 09 Ekim 2026 |
| 5- | 10 Ekim 2026 | 16 Ekim 2026 |
| 6- | 17 Ekim 2026 | 23 Ekim 2026 |
| 7- | 24 Ekim 2026 | 30 Ekim 2026 |
| 8- | 31 Ekim 2026 | 06 Kasım 2026 |
| 9- | 07 Kasım 2026 | 13 Kasım 2026 |
| 10- | 14 Kasım 2026 | 20 Kasım 2026 |
| 11- | 21 Kasım 2026 | 27 Kasım 2026 |
Siz kıymetli misafirlerimizi , saat 17:00 de Kuşadası Super Coffe önü , 17:30 da Söke tren garı eski Tariş market önü , 18:15 de Aydın Kadın Doğum Hastanesi karşısındaki durak , 19:00 Nazilli , 20:30 Denizli otogar önünden aldıktan sonra , yolda gerekli molalarımızı alarak , Dazkırı - Akşehir - Konya - Pozantı yol güzergahını takip ederek Adana'ya ulaşıyoruz.
Adana - Antakya yol güzergahında bir tesiste kahvaltı molamızı aldıktan sonra , İskenderun - Belen üzerinden Antakya'ya ulaşıyoruz. Depremden sonra toparlanma aşamasında olan Antakya'da , ilk durağımız St. Pierre Kilisesi. “Dünyanın ilk mağara kilisesi” olarak kabul edilen St. Pierre Kilisesi, Stauris Dağı'nın (Haç Dağı) batı yamacında yer almaktadır. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St.Pierre, M.S. 29-40 tarihleri arasında Antakya’ya gelerek Hristiyanlığı bu kilisede yaymaya çalışmıştır. Dini toplantıların yapıldığı bu kilisede “Hristiyan” adının cemaate ilk kez burada verilmiş olması, St. Pierre Kilisesi’nin Hristiyanlığın ilk kiliselerinden biri olmasını sağlamaktadır. St. Pierre (Aziz Petrus) Kilisesi, 1963 yılında Papa VI. Paul tarafından “Hac yeri” ilân edilmiştir. Kilisede,her yıl 29 Haziran’da Katolik Kilisesi tarafından ayin düzenlenmektedir. Hristiyanlığın Katolik, Ortodoks ve Protestanlık mezheplerine ayrılmadan önceki ilk kilisesi olarak da biliniyor. Dünyanın ilk mağara kilisesini gezdikten sonra , Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesine geçiyoruz. Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi, 2009 yılında, Antakya kent merkezinde yapılacak bir otel inşaatının kazıları sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntıların yerinde korunarak sergilenmesi amacıyla kurulmuş.Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde Roma Dönemi’ne ait, çeşitli büyüklükteki taban mozaikleri, yerinde korunarak sergilenmektedir. Müze bu özelliğiyle dünyadaki sayılı örneklerden biridir. Mozaikler arasında MS ikinci yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi villasına ait taban mozaiği dikkat çekmektedir. Antakya Hilton otelinin altındaki bu müzeyi de hayranlıkla gezdikten sonra ,Uzun Çarşı da alacağımız serbest zamanda Antakya'nın meşhur künefesinin ve yemeklerinin tadına bakıp , peynir , isot vb alışverişlerimizi de yaptıkdan sonra , Gaziantep'e doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 3 saatlik yolculuktan sonra varacağımız Gaziantep de , turumuza Şahin Bey Müzesi ile başlıyoruz. Şahin Bey Müzesi , sokakları gezerek , Metanet katmerde alacağımız molada meşhur katmerin tadına bakıp , Tahmis kahvede kahvelerimizi de içtikden sonra dileyen misafirlerimiz bakırcılar çarşısından alışverişlerini yapabilir. Gaziantep çarşısındaki serbest zamanımızın ardında akşam yemeği ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz. 5* Ramada by Wyndham Otel
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , Zeugma Müzesine doğru hareket ediyoruz. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçisi ve arkeologların aynı zamanda tarih ve kültür meraklılarının göz bebeği Türkiye`yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir zenginliğe sahip. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzesini gezdikten sonra, Adıyaman Kahta'ya doğru devam ediyoruz. Kahta civarında alacağımız öğle yemeği molamızın ardından , dileyen misafirlerimizle bizi bekleyen minibüslerimize binerek ( ekstra ) Nemrut Dağı - Tanrılar Dağına doğru çıkışa başlıyoruz. Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır. İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı`nın keşfine gitmek gerekir. Nemrut Dağı`nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı`nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı`na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos`un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı`nın sırrını ve Antiochos`un yasalarını içermektedir. Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı`ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır. Bizde , hayranlıkla ve şaşkınlıkla heykelleri gördükten sonra , Cendere Köprüsünde de alacağımız fotoğraf molasından sonra , aracımızla buluşup Diyarbakır`a doğru devam ediyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin boğaz köprüsü olarak nitelendirilen Türkiye`nin en uzun üçüncü asma köprüsü Nissibi Köprüsünde alacağımız kısa fotoğraf molasının ardından Diyarbakır`a ulaşıyoruz. Ulu Cami , Hasanpaşa Han`ı , Cahit Sıtkı Tarancı Evi , Dört Ayaklı Minare , gezilerimizi tamamladıktan sonra , Akşam yemeği ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz. 5* Diyarbakır Nov Otel
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası , Hasankeyf'e doğru yola çıkıyoruz. Yolda ilk durağımız On Gözlü Köprü. On Gözlü Köprü'yü panoramik olarak görüp bilgi aldıktan sonra, Batman üzerinden Hasankeyf`e ulaşıyoruz. Diclenin kıyısında, zamanında medreseler, rasathane, darüşşifa ve diğer eğitim kurumlarıyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, ulaşım yolları ve ticaret merkezlerinin yer değiştirmesiyle günümüzde önemini yitirmiştir. İlçe, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. GAP projesi kapsamında bulunan Ilısu Barajı nedeniyle bu tarihsel yapılar bütünüyle sular altında kalmıştır. Yeni yapılan yerleşim yerinde alacağımız molada Zeynel Bey Türbesinde fotoğraf molası verip , Hasankeyf hakkında bilgi aldıktan sonra , Midyat`a doğru devam ediyoruz. Midyat da alacağımız yemek molamızın ardından , Konuk Evi`ne hareket ediyoruz. Midyat Konuk Evi üç katlı bir evdir. En üst katı yani damına çıktığınıza tüm Midyat` ı görebilirsiniz. Konukevi ilk olarak Sıla dizisinin burada çekilmeye başlamasıyla bilinmeye başlamıştır. Daha sonra yine pek çok diziye kapılarını açmıştır. Parfüm , saat , gözlük , telkari gümüş ve Süryani şarap alışverişlerimizi yaptıkdan sonra Mardin`e doğru hareket ediyoruz ve Mardin sokaklarına bırakıyoruz kendimizi . Hem gündüz halini , hemde ışıklanmış gizemli Mardin`i gezme fırsatını elde edeceğiz. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız 4* Mardin Park Dedeman Otelde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , Kasımiye Medresesi`ne geçiyoruz. Yapımına Artuklu hakimiyeti sonlarında belki de Sultan İsa Devrinde Zinciriye Medresesi`nin yapımından hemen sonra muhtemelen aynı mimar tarafından başlanmış, fakat Timur İstilası ve Akkoyunlu baskısı gibi karışık bir durumun Mardin Siyasetine hakim olmaya başlaması üzerine yarım kalmış, daha sonra belki Akkoyunlular tarafından tamamlandıktan sonra Cihangir`in oğlu Kasım (1457-1502) adıyla anılmıştır. Güneyde ovaya açık cepheye sahip Medrese, Mardin yapılarının en büyüklerindendir. Medresemizi gezip fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra , Dayrülzafaran Manastırına hareket ediyoruz. 1932`ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikamet yeri olan ve üç kattan oluşan manastır 5.yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşmuştur. Manastır, Milattan önce Güneş Tapınağı daha sonrada Romalılarca kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edilmiştir. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo`nun 793 yılında başlattığı büyük bir tadilat sonrasında manastır onun adıyla Mor Hananyo Manastırı olarak anıldı. 15.yüzyıldan sonra da manastırın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisisnden dolayı Deyrulzafaran (Safran Manastırı) adıyla anılmaya başlandı. Görevliler eşliğinde manastır ziyaretimizi yaptıkdan sonra alacağımız öğle yemeği molamızın ardından Şanlıurfa` ya doğru hareket ediyoruz. İlk durağımız Göbeklitepe . İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, yerleşik tarih anlayışını ve bilgilerini değiştirip, dinler tarihini sorgulatacak, bir kısmımızın varlığından haberi dahi olmadığı bir arkeolojik çalışma 1995 yılından beri Urfa Göbeklitepe`de devam ediyor. İnşası Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere`de bulunan Stonehenge`den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski. Ayrıca yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır. İnşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor. Bizde şimdiye kadar ortaya çıkan kısmını görüp rehberimizden bilgi aldıktan sonra ,şehir merkezine doğru hareket ediyoruz ve ilk durağımız Balıklı Göl ....Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır...Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim`in doğduğu mağarada bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi`nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır... Balıklıgöl platosu dediğimiz alanı rehberimiz eşliğinde gezdikten sonra Urfa çarşılarında alacağımız serbest zamanda pul biber , isot , bulgur vs...alışverişlerimizi de yaptıkdan sonra konaklama için otelimize geçiyoruz. Otelimiz Şanlıurfa 5* Nevali Otel
Dileyen misafirlerimiz ile yemekli sıra gecesi ( extra ) için hareket ediyoruz ve yöresel bir sıra gecesi yaşayarak keyifli saatlerin ardından otelemize dönüyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından , Harran`a doğru hareket ediyoruz. .Harran`ı n en çok ilgi çeken yanı, bindirme tekniğinde yapılmış külah biçimindeki konik kubbeli evleridir. Kubbeli evlerin tarihi, MÖ. VI. bine kadar gitmektedir. Kubbeli ev geleneği, Mezopotamya, Transkafkasya ve Ege`de MÖ. III. bine kadar devam ettirilmiştir. Anadolu`da kubbeli evlerin yoğun olarak tespit edildiği iki bölge vardır. Birinci bölge Urfa-Birecik arasındaki bölgedir. İkinci bölge ise, Urfa-Akçakale arasındaki bölgedir. Kerpiç kubbe ile örtülmüş bu evlerden farklı olarak Harran evlerinin kubbelerinde tuğla da kullanılmıştır.Harran evleri bölge iklimine uyumlu olarak yaz aylarında serin kış ise sıcaktır. 1979 yılında arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak ilan edilen Harran`da kubbe evler korumaya alınmıştır. Evler hakkında yörenin insanlarından bilgi alıp fotoğraf çekimlerimizi de yaptıkdan sonra , Halfeti`ye doğru devam ediyoruz. Halfeti Şanlıurfa`nın Fırat nehri kenarında bulunan şirin bir ilçesidir. Birecik barajının yapılmasından sonra evlerin öoğu suyun altında kalmıştır. Buna rağmen güzelliğinden hiö birşey kaybetmemiştir Halfeti. Dünya da siyah gülün nadir yetiştiği yerlerden de biridir. Burada yapacağımız keyifli tekne turumuzun ardından yörenin meşhur şaput balığının veya haşhaşlı kebabının tadına baktıkdan sonra , bir kısmı fıstık ağaçlarının arasında ilerleyerek , Adana'ya doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 3,5 saat bir yolculuk sonrası Adana'daki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama 4* Şenbayrak City Otelde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası , Sabancı Merkez Camine doğru devam ediyoruz. Türkiye`nin ve Orta Doğunun en büyük cami`sidir. Adana`nın Reşatbey semtinde, Merkez Park`ın güneyinde ve Seyhan Nehri`nin batı kıyısında yer alan camive 1998 yılında hizmete açılmış olan camimizi ziyaret etkden sonra yine Seyhan nehri üzerinde bulunan Taşköprüye doğru yürüyoruz. IV. (385) yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırılmıştır. Yüzyıllarca Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü olmuştur. Bu tarihi köprümüzün önünde fotoğraflarımızı çektikden sonra Kazancılar Çarşısı , Ulu Cami , Sinema Müzesi gezilerimizi de yapıp, Tarsus'a doğru devam ediyoruz. Hıristiyanlık tarihinde Hz İsa`dan sonraki önemli figürlerden Aziz Paulos`un doğduğu, Danyal Peygamberin mezarının bulunduğu ve Yedi Uyurlar Mağarası`nda gizlenmiş eski şehir Tarsus'a yola çıkıyoruz. Tarsus gezimize ilk olarak Nusrat Mayın Gemisi`ni rehberimizin anlatımı eşliğinde gezerek başlıyoruz. Rehberimizin anlatımlarını dinledikten sonra Aziz Paulos adına yapılmış ve günümüzde anıt müze olarak kullanılan Sain Paul Kilisesi'ni keşfediyoruz. Kilise ziyaretimizin ardından Aziz Paulos`un doğduğu evin bahçesi olarak kabul edilen noktada Aziz Paulos Kuyusu`nu görüyoruz ve ardından Büyük İskender`in zatürre olduğu söylenen Berdan Çayı`na ve Tarsus Şelalesi`ne ulaşıyoruz. Bu harika bölgede , alacağımız öğle yemeği molamızın ardından , dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Pozantı - Konya - Dazkırı - Denizli - Aydın - Söke - Kuşadası yol güzergahını takip ederek , gece geç saatlerde ulaşacağımız Kuşadasında bir dahaki KUŞADASI TOURS seyahatinde buluşabilmek üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz.
Nemrut Dağı - Halfeti - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Hasankeyf
4 gün - 3 geceAltınoluk Köyü , Hasanboğuldu Göleti , Sütüven Şelalesi , Alibey Adası
Günü BirlikAdana - Gaziantep - Adıyaman - Diyarbakır - Mardin - Şanlıurfa
6 gün - 6 geceVanadokya - Akdamar Adası - Berçelan Yaylası - Çukurca Ermeni Evleri - Cizre
5 Gün - 4 GeceBrugge - Gent - Rotterdam - Lahey - Delft ve Giethoorn farkları ile
6 gün - 5 geceAlmanya - Fransa - İsviçre ve Masalsı Köyler Alsace Bölgesinde
Sun Express Havayolları ile DİREKT Uçuş 4 gün - 3 geceAdana - Halfeti - Nemrut Dağı - Harran - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Beyaz Su
5 gün - 4 geceİzmir den DİREKT uçuş İmkanı ile DUBAİ de 4* otelde konaklamalı
Sun Express Havayolları ile 5 gün - 4 gece8 adet feribot geçiş ücreti DAHİL ... 2 gece Çanakkale merkez konaklama
3 gün - 2 gece